Çocuklarda ve Ergenlerde Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)

Çocuklarda öğrenme güçlüğü, çocuğunun beyninde bilgi gönderme, alma ve işleme yeteneğini olumsuz yönde etkileyen nörolojik bir durumdur. Öğrenme güçlüğü olan bir çocuk, okuma, yazma, konuşma, dinleme, matematiksel kavramları algılama ve genel anlamada güçlük çekebilir. Öğrenme güçlükleri, disleksi, dispraksi, diskalkuli ve disgrafi gibi bir grup bozukluğu içerir. Her bozukluk türünün bir diğeriyle bir arada bulunması mümkündür.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü Nasıl Tanımlanır?

Öğrenme güçlüğü, sözlü veya yazılı dili anlama veya kullanma ile ilgili temel psikolojik süreçlerin bir veya birden fazlasındaki bozukluk anlamına gelir. Dinleme, konuşma, okuma, heceleme veya matematiksel hesaplamalar yapmada kusurlu eylemler gözlemlenebilir.

Dikkat Edilmesi Gereken Bir Nokta!

Her Yavaş Öğrenme Öğrenme Güçlüğü Müdür?

Bazı çocuklar, bir şeyi ya da bir konuyu yavaş öğrenseler de sonunda süreç pozitif olarak sonuçlanır. Yani çocuk her ne kadar yavaş öğreniyor olursa olsun süreci başarıyla tamamlar. Bazı çocuklar belirli öğrenme türleriyle (yeni bir dil, belirli bir etkinlik, beceri veya akademik bir konu öğrenmek) ilgilenmiyor olabilir. Hatta spor veya diğer açık hava etkinlikleriyle de ilgilenmeyebilir. Bu nitelikler, çocuğun ilgi alanlarını gösterir ve öğrenme güçlüğünün göstergesi değildir.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü Belirtileri Nelerdir?

Normal fizyolojik gelişimde, çocuğun belirli bir dizi temel biliş ve motor becerileri kazanması beklenir. Bu gelişme sürecindeki herhangi bir gecikme veya boşluk, öğrenme güçlüğünün bir işareti olabilir. Ancak şunu da unutmamak gerekir: Tanı koymadan ve durumu teşhis etmeden önce bir dizi test ve değerlendirme yapılmalıdır.

En Yaygın Öğrenme Güçlükleri Nelerdir?

Öğrenme güçlüğü genelde 4 temel grupta incelenir. Her bir grup, farklı bir olgunun gözlemlenmesiyle oluşur.

1) Disleksi

Bir kişinin kelimeleri, cümleleri veya paragrafları anlamakta güçlük çektiği dil temelli bir problemdir.

2) Diskalkuli

Bir kişinin aritmetik problemleri çözmede ve matematik kavramlarını kavramada çok zorlandığı matematiksel bir yetersizlik olarak tanımlanabilir.

3) Disgrafi

Bir kişinin harfleri doğru bir şekilde oluşturmayı veya yazı yazmada yaşadığı zorluktur.

4) İşitsel ve Görsel İşleme Bozuklukları

Bir kişinin normal işitme ve görmeye rağmen dili anlamakta güçlük çektiği duyusal bir engeldir.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğünün Nedenleri Nelerdir?

Uzmanlar, yapılan araştırmalar sonucu öğrenme güçlüğü için tek ve belirli bir nedenin olmadığı kanısına varmıştır. Çocuklarda öğrenme güçlüğünü tetikleyen durumlar ve faktörler şu şekilde sıralanabilir:

– Kalıtım: Ebeveynleri öğrenme güçlüğü çeken bir çocuğun aynı bozukluğu geliştirmesi oldukça muhtemeldir.

– Doğum sırasında veya sonrasında atlatılan bir hastalık: Doğum sırasında veya sonrasında yaşanmış olan bir hastalık veya yaralanma, öğrenme güçlüğüne neden olabilir.

– Hamilelik sürecinde çocuğu etkileyebilecek faktörler: Diğer olası faktörler ise hamilelik sürecinden kaynaklanabilir. Anne adayının hamilelik süreci sırasında uyuşturucu veya alkol tüketmesi, fiziksel bir travma ile karşı karşıya kalması ve erken veya uzun süren doğum, çocukta öğrenme güçlüğünün oluşmasına zemin hazırlayabilir.

– Bebeklik döneminde yaşanmış önemli bir olay: Doğumdan sonra yüksek ateş, kafa travması veya yetersiz beslenme gibi durumlar meydana geldiyse çocuğun öğrenme güçlüğü ile karşı karşıya kalması oldukça muhtemeldir.

– Çevresel Faktörler: Çocuğun, kurşun gibi toksinlere uzun süre maruz kalması öğrenme sürecini önemli ölçüde etkiler. Çocuk, bu toksinlere boya, seramik veya oyuncak gibi şeylerden erişebilir.

– Komorbidite (Eşlik Eden Hastalık): Öğrenme güçlüğü, bir diğer hastalığın süreci tetiklemesiyle de meydana gelebilir. Örneğin, okuma bozukluğu olan çocukların %25’inde aynı zamanda DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu) da görülür.

Yaşa Göre Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü Belirtileri Nelerdir?

Çocuk, yaşamı boyunca farklı evrelerden geçer ve farklı durumlara maruz kalmış olabilir. Bu da öğrenme güçlüğünü tetikler. Ancak öğrenme güçlüğünün belirtileri her yaşta aynı değildir ve bu belirtiler çocukluğun her aşamasında değişim gösterebilir.

Okul Öncesi Dönem

Öğrenme güçlüğü çeken bir çocuk, okul öncesi dönemde aşağıdaki güçlüklerden bazılarını yaşayabilir:

– Çocuklarda konuşmanın tipik olarak geliştiği normal yaşta (15-18 ay) konuşma becerilerinin geliştirilmesi,

– Basit kelimeleri telaffuz etme,

– Harfleri ve kelimeleri tanıma,

– Sayıları, tekerlemeleri veya şarkıları öğrenme,

– Görevlere konsantre olma,

– Kurallara ve yönergelere uyma,

– Fiziksel görevleri yapmak için ince/kaba motor becerileri kullanma.

İlkokul Çağı

İlkokul çağına gelmiş ve öğrenme güçlüğü problemi yaşayan bir çocuk aşağıdaki yetilerde zorluk çekebilir:

– Harfleri ve sesleri bağlama,

– Benzer sesli kelimeler veya kafiyeli kelimeler arasında ayrım yapma,

– Doğru okuma, heceleme veya yazma,

– Alfabedeki harfleri tanıma,

– Matematik problemleri yapmak için doğru matematiksel sembolleri kullanma,

– Rakamları veya formülleri hatırlama,

– Yeni beceriler öğrenme,

– Şiirleri veya cevapları ezberleme,

– Zaman kavramını anlamlandırma,

– El-göz koordinasyonu,

– Mesafeyi veya hızı ölçme,

– İnce motor becerileri içeren görevler: kalem tutma, ayakkabı bağcığı bağlama, gömleği ilikleme vb.

– Kırtasiye malzemeleri gibi kendi eşyalarını takip etme.

Ortaokul Çağı

Ortaokul çağında olup öğrenme güçlüğü çeken çocuk, şu konularda zorluk çekebilir:

– Benzer kelimelerin yazılışı, ön ek, son ek kullanımı,

– Sesli okuma, ödev yapma, matematikte kelime problemlerini çözme,

– El yazısı yazma,

– Formülleri ezberleme veya hatırlama,

– Beden dilini ve yüz ifadelerini anlama,

– Bir öğrenme ortamında uygun duygusal tepkiler gösterme.

Lise Çağı

Lise çağındaki çocuk, şu yetileri yapmada zorluk çekebilir:

– Kelimeleri doğru heceleme,

– Okuma ve yazma görevleri

– Özet yazma,

– Bir metni başka sözcüklerle ifade etme, uygulama sorunlarını veya testlerdeki soruları yanıtlama,

– Yeni bir çevreye uyum sağlama,

– Soyut kavramları anlama,

– Odaklanma.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü Tanısı Nasıl Konur?

Öğrenme güçlüğünün tanımlanması, karmaşık bir süreçtir. Yapılması gereken ilk şey, öğrenme güçlüğünü gölgeleyebilecek görme, işitme ve gelişim sorunlarını sürecin dışında bırakmaktır. Bu testler tamamlandıktan sonra, bir entelektüel yetenek ölçüsü ile birlikte akademik başarı testini içeren psiko-eğitsel değerlendirme kullanılarak öğrenme güçlüğü olup olmadığı belirlenir. Bu test, çocuğun potansiyeli ve performans kapasitesi (IQ) ile çocuğun akademik başarısı (okul performansı) arasında önemli bir farklılık olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur. Testlerin sonucunda ise gerekli adımlar atılır.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü Tanısı Ne Zaman Konur?

Öğrenme güçlüğü belirtileri genellikle ilkokul döneminde fark edilir ve 7-8 yaşlarında tanı konur. Ancak eğer ebeveynler iyi bir gözlemci ise ve çocuğu sürekli olarak gözlemlediyse okul öncesi dönemde de öğrenme güçlüğü tanısı koymak mümkündür. Okul öncesi dönemde öğrenme güçlüğü belirtileri olarak konuşmada gecikme, rutin işleri yapamama, ayakkabıyı ters giyme, benzerlikleri fark edememe, sayıları sırayla sayamama, renkleri karıştırma görülür. Tüm bunlarla birlikte yetişkinlerde de öğrenme güçlüğü teşhisi konulabilir.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü Tanısını Kim Koyar?

Çocuğunuzu uzun bir süre gözlemlediniz ve yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden bazılarının olduğunu gördünüz ancak kafanızda şu soru mu var: Öğrenme güçlüklerinin tedavisi için hangi uzmanlara başvurmalıyım? O halde yazımızın bu kısmı, sizler için oldukça yönlendirici olacaktır.

Çocuklarda öğrenme güçlüğü, bir uzman ekip tarafından yürütülen bir dizi testten sonra tanımlanır. Aşağıda sıraladığımız uzmanlar, bir çocuğun öğrenme güçlüğünü teşhis ve tedavi etmek için birlikte çalışabilir.

– Çocuk Psikiyatristi: Öğrenme güçlüğü belirtilerinden şüphelenildiğinde öncelikler bir çocuk psikiyatristine başvurmak gerekmektedir. Yapılan değerlendirme sonrasında çocuk psikiyatristiniz çocuğunuzu gerekli testleri için yönlendirecek ve testelrin sonuçları hakkında sizi bilgilendirecektir. Tanı koyma sürecinden sonra atulacak adımlar hakkında da sizleri yönlendirecektir. Ayrıca, öğrenme güçlüğü, herhangi bir diğer problem ile ortaya çıkabileceğinden dolayı, çocuk psikiyatristiniz ilgili belirtilerin olup olmadığını kontrol eder. Çocuk psikiyatristi ayrıca düşük akademik performansın nedeni olabilecek diğer bozuklukları da kontrol eder.

– Klinik Psikolog: Klinik Psikolog, çocuğun entelektüel işlevinin normal olup olmadığını belirlemek için özel bir zeka testi yürütür. Bu test sayesinde, akademik performansı etkileyebilecek entelektüel işleyiş ve hafif zihinsel geriliği sürecin dışına itilir.

– Özel Eğitim Öğretmeni: Özel eğitim öğretmeni, çocuğun okuma ve heceleme gibi alanlardaki performansını ölçmek için standart eğitim testleri uygulayarak çocuğun akademik başarısını değerlendirir. Buradaki temel odak, yazı dili ve matematik bilgisi üzerinedir. Elde edilen sonuç, çocuğun belirli bir öğrenme güçlüğüne sahip olduğunu gösterebilir.

– Danışman: Danışman öğretmen, çocuğun davranışlarını anlamada yardımcı olur. Herhangi bir davranış sorununu, kötü ev veya okul ortamından kaynaklanabilecek sorunları veya çocuğun okuldaki düşük performansının nedeni olabilecek herhangi bir duygusal sorunu kontrol eder ve sürekli gözlem yapar.

– Çocuk Doktoru/ Pediatrik Nörolog: Eğer bir çocuğun öğrenme güçlüğü olduğundan şüpheleniliyorsa, çocuğun okuldaki performansının gözlemlenmesi ve ebeveynlerinin çocuğun psiko-eğitim değerlendirmesini yaptırması için çocuk doktoru/ pediatrik nöroloğa yönlendirmesi gerekir. Çocuk doktoru ayrıca ebeveynlere ve sınıf öğretmenine iyileştirici eğitimin faydası hakkında tavsiyelerde bulunabilir. Pediatrik bir nörolog ayrıntılı bir klinik öykü kaydeder ve tıbbi rahatsızlıkları sürecin dışına itmek için kapsamlı bir fizik muayene yapar. Bunun yanı sıra, okulda ve evde davranışsal sorunları kontrol eder.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğüne Başka Hangi Sorunlar Eşlik Edebilir?

Çocuğunuzda öğrenme güçlüğü olduğunu tahmin ediyorsanız veya biliyorsanız, öğrenme güçlüğü olan bireylerin yaklaşık yüzde 50’sinin aynı zamanda farklı sorunlarla da karşılaştığını göz önüne almanız gerekiyor. Öğrenme güçlüğü çeken bireylerin karşı karşıya kaldığı durumları şu şekilde sıralayabiliriz:

– Anksiyete Bozuklukları

Anksiyete bozuklukları; ayrılık, sosyal etkileşimler, performans, belirli nesneler veya belirli yerler gibi bazı temalardan kaynaklanabilir. Kaygı düzeyi çok yükselirse, çocuk veya yetişkin kişi artan nabız, artan solunum hızı, terleme ve endişe gibi durumlar yaşayacak ve bu durum da panik atağa neden olacaktır.

– Depresyon

Öğrenme güçlüğünü tetikleyen veya bu güçlük sonucu ortaya çıkan durumlardan biri de depresyondur. Yaşanacak depresyon; depresif hissetme, sinirli bir ruh hali, birçok aktiviteye ilgi azalması veya zevk kaybı, uyku bozuklukları, konsantre olma yeteneğinde azalma, kararsızlık, ajitasyon, düşünmede yavaşlama, yorgunluk, değersizlik duyguları ve uygunsuz öfkeyi içerebilir. İntihar düşünceleri veya ölüm düşünceleri dahi ortaya çıkabilir.

– Öfke Patlaması

“Aralıklı Patlayıcı Bozukluk” olarak da adlandırılan bu sorun, tipik öfke nöbetinin ötesine geçen öfke patlamalarıyla sonuçlanır. Çocuk ya da yetişkin, çoğu kez o kadar hızlı bir şekilde öfkelenir ki, zaman zaman kişiyi neyin tetiklediği belli olmaz. Bu öfkeli ruh hali, beş ila on dakika sürebilir veya bu süre, bir saate uzayabilir. Bu öfkeli hal sırasında, kişi genellikle çığlık atar, küfreder, vuracak ve fırlatacak bir şeyler arar veya karşısındaki kişiyi tehdit eder. Bu davranışlar dışarıdan bakıldığında mantıksız görünse de kişinin kendisi bile bu durumu gerekçelendiremez. Kişi, öfkeli ruh halinden çıkıp sakinleştiğinde yaptıklarından dolayı üzülebilir ve davranışları açıklamakta zorluk çekebilir.

– Obsesif Kompulsif Bozukluk

Obsesif kompulsif bozukluk da öğrenme güçlüğü gibi genellikle erken çocukluk döneminde başlar. Bazen de bu durum takıntılı düşüncelere yol açar. Sık görülen kompulsif problemler arasında davranışları sayma veya tekrar etme ihtiyacı, ne yapıldığını tekrar tekrar kontrol etme ihtiyacı, nesneleri toplama veya istifleme ihtiyacı, bir şeyleri düzenleme ve organize etme ihtiyacı, temizleme ve yıkama ihtiyacı duyulur veya tırnakları veya tırnak etlerini ısırma, yaraları alma veya saçları kıvırma gibi davranışlar gözlemlenebilir.

– Tik Bozuklukları

Bazı çocuklar ve yetişkinler, belirli motor işlevleri düzenlemekte ve yönetmekte zorluk çekebilir. Motor tiklere neden olan kas kümelerinin kasılmalarını yaşarlar. Ya da, sözlü tikler olarak adlandırılan belirli sesleri veya kelimeleri söyleme ihtiyacı duyabilirler. Bu tikler sonradan unutulabilir veya şekil değiştirebilir. Hem motor hem de vokal tikler varsa, sorun genellikle Tourette Bozukluğu olarak adlandırılır.

– Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluğun, bir komorbid bozukluk olarak görülüp görülmemesi konusunda tartışmalar süregelmektedir. Ancak öğrenme güçlüğü çeken bir kişide görülmesi muhtemel olan bir rahatsızlıktır. Bipolar bozukluğa ilişkin birincil davranış modeli, ruh hali değişimleri ile ilgilidir. Bu ruhsal dalgalanmalar, depresyondan manik davranış olarak adlandırılan süper mutlu bir duruma kadar gidebilir. Zihin kendisi ile yarış halinde ve sürekli düşüncelerle doludur. Kişinin; konuşmayı, hareket etmeyi bırakması ve rahatlaması zordur. Bir başka olası ruh hali değişimi, sakinlikten sinirliliğe veya öfkeye doğru gider. Diğer ilişkili bozukluklarda olduğu gibi, bu davranışlar kronik olabilir ve bu tür rahatsızlıkların genellikle bir aile öyküsü vardır.

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğünün tedavisi var mıdır? Nasıl tedavi edilir?

Öğrenme güçlüğü tedavi edilemez. Ancak zamanında müdahale ve destek ile öğrenme güçlüğü çeken çocuklar okulda başarılı olabilirler. Çocuğun okumayı, yazmayı veya öğrenmeyi zor bulduğunu ilk fark eden kişiler ebeveynler ve öğretmenlerdir. Çocuğunuzun öğrenme güçlüğü olabileceğini düşünüyorsanız, gerekli müdahale programı veya tedavisi için bir ruh sağlığı uzmanından veya diğer eğitimli uzmanlardan yardım isteyin.

Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuk İçin Neler Yapılabilir?

Çocuğunuzda öğrenme güçlüğü olduğunuzu gözlemlediyseniz hemen harekete geçmeniz çocuğunuzun lehine olacaktır. Sizler için aşağıda hazırladığımız yönergeden yardım alabilir, süreci o öneriler doğrultusunda yönetebilirsiniz.

Ekstra yardım alın: Bir okuma uzmanı veya alanında eğitim almış bir profesyonel, çocuğunuza akademik becerilerini geliştirmesi için teknikler öğretebilir. Eğitmenler ayrıca çocuklara organizasyon ve çalışma becerilerini de öğretir.

Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı’nı araştırın (BEP): Çocuğunuzun mevcut okulu veya bir özel eğitim uzmanı, çocuğunuza özel bir BEP geliştirebilir.

Terapiden yararlanın: Öğrenme güçlüğüne bağlı olarak bazı çocuklar terapiden yararlanabilir. Örneğin, konuşma terapisi dil engeli olan çocuklara yardımcı olabilir. Mesleki terapi, yazma sorunları olan bir çocuğun motor becerilerini geliştirmeye yardımcı olabilir.

Alternatif terapilerden faydalanın: Araştırmalar, müzik, sanat, dans gibi alternatif terapilerin öğrenme güçlüğü çeken çocuklara fayda sağlayabileceğini gösteriyor. Sizler de bu gibi terapilerden destek alabilirsiniz.

Ebeveynlerin ve uzmanların hedefler belirlemesi ve aynı zamanda çocuğun seçilen müdahale ve destek yöntemiyle gelişip gelişmediğini değerlendirmesi gerekir. Bu süreçte, sizde konuya dair araştırmalar yapabilir ve çocuğunuz için en iyi yöntemi bulabilirsiniz.

Dr. Bilge Merve Kalaycı – Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)

Öğrenme güçlüğü ve benzeri birçok rahatsızlığın bireyin yaşamını olumsuz açıdan etkilememesi için durumun fark edildiğinde gerekli desteğin alınması önerilir. Çocuk psikiyatri uzmanları ve doktorunuz gerek görürse uzman psikologlar aracılığı ile de bu tür problemlerde danışmanlık alınabilir. Bu noktada önemli olan şey, çocuğun yeterince gözlemlenmiş ve öğrenme güçlüğü tanısı konacak durumda olmasıdır. Öğrenme güçlüğü, yavaş öğrenme ile karıştırılmamalıdır.

Ankara ilinde yer alan birçok uzman bu konuda hizmet vermektedir. Eğer siz de çocuğunuzu öğrenme güçlüğü problemi karşı karşıya olduğundan endişe duyuyorsanız dilediğiniz zaman Uzman Dr. Psikiyatrist Bilge Merve Kalaycı‘dan randevu alabilirsiniz. Tedavi sürecinde sadece hekimin başarılı olması yeterli olmamaktadır. Bu süreçte ailenin yanı sıra sosyal çevre de önemli hale gelir. Tedavinin en temel amacı çocuk için yaşam kalitesini en üst seviyelere taşımaktır.

 

Çocuklarda ve Ergenlerde Kaygı Bozukluğu

Çocuk ve Ergenlerde Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Çocuklarda ve Ergenlerde Tik Bozuklukları

Çocuklarda ve Ergenlerde Depresyon Nedir?

Çocuklarda ve Ergenlerde İnternet ve Oyun Bağımlılığı

Çocuklarda ve Ergenlerde Kekemelik

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll to Top